11 dk okuma süresi
Hedefiniz markanızı global pazara taşımak, döviz geliri elde etmek ve yerel pazarın risklerinden sıyrılmak. Ancak işin operasyonel kısmına geldiğinde, gümrük mevzuatları, ödeme alma yöntemleri, Amazon’un katı kuralları veya kendi sitenizin teknik gereklilikleri arasında kaybolmuş hissediyor olabilirsiniz.
Korkutucu görünen bu süreç, doğru bir bilgi setiyle yönetilebilir. E-ihracat, sadece bir web sitesi açmaktan ibaret değildir. Pazar araştırmasından lojistiğe, finansal kurgudan devlet teşviklerine kadar birbirine entegre çalışan bir ekosistemdir.
Bu kapsamlı rehberde, e-ihracatın temellerini, mikro ihracat avantajlarını, gümrük risklerini ve pazaryerleri ile kendi sitenizi birleştiren hibrit büyüme modelini tarafsız bir gözle, tüm yönleriyle ele alıyoruz.
E-ihracata başlarken yapılan en kritik hata, bu iki kanalı birbirinin rakibi olarak görmektir. Oysa profesyonel bir ihracat kurgusunda bu ikisi, birbirini besleyen hayati organlardır. Bu ayrımı doğru yönetmek için şu temel felsefeyi benimsemelisiniz:
E-ihracatta kanal seçimi, sadece teknik bir tercih değil, müşterinin satın alma motivasyonunu anlama sanatıdır. Müşterinin bir pazaryerine girdiğindeki beklentisi ile özel bir marka sitesini ziyaret ettiğindeki psikolojisi, gece ile gündüz kadar farklıdır. Bu ayrımı gözetmeden kurulan bir strateji, yanlış anahtarla doğru kapıyı açmaya çalışmaya benzer.
Burası sizin Global Vitrininizdir, ancak kuralları algoritmanın belirlediği bir vitrin. Müşteri bir pazaryerine girdiğinde (Örn: Amazon), genellikle spesifik bir markayı değil, ihtiyacı olan çözümü arar (Örn: “Deri Cüzdan” veya “Ortopedik Yastık”).
Bu platformlarda oyunun kuralı Kıyaslanabilirlik üzerine kuruludur:
Algoritmik Yarış: Ürününüz, dünyanın dört bir yanından gelen binlerce rakiple aynı sayfada, alt alta listelenir. Müşteri sizi seçerken logonuzun güzelliğine değil, Fiyat Rekabetine, Yorum Sayısına (Social Proof) ve Teslimat Hızına bakar.
Güven Transferi: Bir Türk markası olarak New York’taki müşteriye ilk günden satış yapabilmenizin tek sebebi, müşterinin size değil, Amazon’un iade ve müşteri koruma politikalarına duyduğu güvendir. Platform, kendi güvenilirliğini size kiralar.
Avantajı: Dünyanın en kalabalık caddesinde dükkan açmak gibidir. Pazarlama bütçesi harcamadan milyonlarca potansiyel müşterinin önüne çıkarsınız. Hızlı nakit akışı (Cash Flow) sağlamak ve ürününüzü test etmek için mükemmeldir.
Kendi E-Ticaret Siteniz (DTC): Marka Otoritesi ve Veri Özgürlüğü
Burası sizin ana karargahınızdır. Pazaryerlerinde kurallara uyan bir “kiracı” iken, burada kuralları belirleyen “mülk sahibi” sizsiniz.
Web sitenizde rekabet izolasyonu vardır. Müşteri sitenize girdiği anda, Amazon’daki gibi yan tarafta daha ucuz bir rakip görmez. Sadece sizin ürünlerinize, renklerinize ve kuruluş hikayenize odaklanır. Burada müşteri, bir ürünü değil, bir yaşam tarzını ve vizyonu satın alır.
Bu kanalın en kritik gücü ise Veri Hakimiyetidir:
Avantajı: Sürdürülebilir büyüme, yüksek müşteri sadakati ve bir algoritma değişikliğiyle dükkanınızın kapanma riskinin olmaması.
Data Sizindir: Pazaryerleri müşterinin e-posta adresini ve detaylı verisini sizinle paylaşmaz (Data onlara aittir). Ancak kendi sitenizde müşteri verisi %100 size aittir. Bu sayede onlara e-bülten gönderebilir, özel günlerini kutlayabilir ve Tekrar Pazarlama (Retargeting) ile kendinizi hatırlatabilirsiniz.
Kârlılık: Aracı yoktur. Pazaryerine ödeyeceğiniz %15-20’lik komisyon cebinizde kalır. Bu bütçeyi, sitenize trafik çekmek (Google/Meta Reklamları) için yakıt olarak kullanırsınız.
En başarılı e-ihracat markaları, bu iki gücü birbirine entegre ederken pazaryeri kurallarına (TOS) %100 sadık kalır. Amazon gibi platformlar, müşteriyi doğrudan dışarıya yönlendiren (üzerinde web sitesi linki veya indirim kodu olan) kartlara izin vermez.
Peki, köprüyü riske girmeden nasıl kuracaksınız?
Özetle: Amazon’da ürün kalitenizle müşteriyi etkileyin, müşteri markanızı Google’da arattığında web sitenizle onu sadık bir üyeye dönüştürün. Bu, en güvenli ve uzun vadeli büyüme yöntemidir.

Hangi pazaryerinde varlık göstereceğiniz, “Neresi daha kalabalık?” sorusuna göre değil, “Ürünümün doğası nereye uygun?” sorusuna göre belirlenmelidir. Dünya e-ticareti Amazon’dan ibaret değildir; her platformun farklı bir müşteri kitlesi ve oyun kuralı vardır.
İşte e-ihracatın devleri ve sizin için doğru adresler:
Amazon, e-ticaretin hipermarketidir. Müşteri buraya “hız” ve “en iyi fiyat” beklentisiyle gelir.
Etsy, e-ticaretin butik tasarım mağazasıdır. Müşteri buraya “ucuz” olanı değil, “özel” olanı almaya gelir.
Sektörünüze ve hedef ülkenize göre mavi okyanus (rekabetin daha az olduğu) fırsatlar şunlardır:
Ozon ve Wildberries (Rusya): Türkiye’ye coğrafi yakınlığı ve Türk ürünlerine olan yoğun ilgi sebebiyle Rusya pazarı devasa bir fırsattır.
eBay (Global): Amazon kadar katı kuralları yoktur. Özellikle oto yedek parça, koleksiyon, ikinci el ve antika kategorilerinde dünyanın bir numarasıdır.
Zalando (Avrupa): Eğer tekstil ve moda ürünleri satıyorsanız, Amazon’dan önce bakmanız gereken yer burasıdır. Avrupa’nın en büyük moda pazaryeridir.
Stratejik Not: Her yere aynı anda saldırmak operasyonel bir intihardır. Ürününüzün kategorisine en uygun olan tek bir pazaryeriyle başlayıp, sistemi oturttukça diğerlerine genişlemek en sağlıklı yoldur.
E-ihracatı KOBİ’ler ve bireysel girişimciler için mümkün kılan o sihirli anahtar Mikro İhracattır. Eskiden ihracat yapmak, gümrük müşavirleri, noter tasdikli beyannameler ve ağır bürokrasi demekti. Mikro ihracat modeli, bu duvarların tamamını yıktı.
Artık yurt dışına ürün satmak, operasyonel olarak İstanbul’dan Ankara’ya kargo göndermekten farksızdır.
Bu kolaylıktan yararlanmak için gönderinizin şu limitler dahilinde olması gerekir:
Ağırlık Sınırı: Tek seferde 300 Kilogramı geçmemeli.
Değer Sınırı: Fatura tutarı 15.000 Euro’yu (yaklaşık 15.000 Dolar) aşmamalı.
Amaç: Gönderi ticari olmalı (Satış amacıyla gönderilmeli).
Ürününüz gümrükten geçerken klasik “Gümrük Beyannamesi” yerine ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi) kullanılır.
Avantajı: Gümrük müşaviri tutmanıza ve müşavirlik ücreti ödemenize gerek yoktur.
İşleyiş: Siz sadece kargo firmasına talimat verirsiniz. Operatör firma (DHL, UPS, PTT vb.) gümrük beyanını sizin adınıza dijital ortamda yapar.
Sipariş ekranınıza düştü. Şimdi o ürünü fiziksel olarak nasıl göndereceksiniz?
Korkutucu gelmesin; bu muhasebe faturası değildir. Kutu üzerine yapıştırılan, gümrük memuruna Bu kutuda ne var? sorusunu cevaplayan İngilizce bir belgedir.
İpucu: Ürününüzün uluslararası kimlik numarası olan GTİP (HS Code) kodunu faturaya eklemek, gümrük geçişlerini hızlandırır. (Örn: Deri Cüzdan için 4202.31)
Gönderinizi doğrudan DHL, FedEx veya UPS ile göndermek bireysel kullanıcı için çok maliyetli olabilir. Bunun yerine Navlungo, ShipEntegra gibi “Kargo Entegratörlerini” kullanmak e-ihracatın altın kuralıdır.
Neden? Bu firmalar, taşıyıcılardan toplu indirim alır ve bu indirimi size yansıtır. Navlun maliyetiniz %60’a kadar düşer. Ayrıca tüm siparişleri tek panelden yönetirsiniz.
Lojistikteki en büyük gizli maliyet Hacimsel Ağırlık (Desi) hesabıdır. Kargo firmaları paketin ağırlığına veya hacmine bakar, hangisi büyükse onu fiyatlandırır.
Örnek: 100 gramlık bir cüzdanı, ayakkabı kutusu büyüklüğünde bir koliye koyarsanız, 100 gram parası değil, 2 kiloluk kargo parası ödersiniz. Ürüne tam uyan, en küçük paketi kullanmak kârlılığınızı doğrudan etkiler.
Barkodunuzu yapıştırıp paketi kuryeye teslim ettikten sonra süreç biter. Express gönderiler Avrupa ve Amerika’ya ortalama 1-4 iş günü içinde teslim edilir. Müşteriniz ve siz, paketin her adımını dijital olarak takip edebilirsiniz.
E-ihracatta ürününüzün Türkiye’den çıkması kolaydır, asıl mesele hedef ülkeye girişidir. “Her şeyi her yere satabilir miyim?” sorusunun cevabı hayırdır.
İşte gümrükte başınızı ağrıtmamak için bilmeniz gereken 3 temel kural:
Her ülkenin kapıda sorduğu sorular farklıdır:
ABD (FDA Belgesi): Eğer gıda, ilaç, medikal ürün veya cilde temas eden kozmetik ürünler (göz kremi vb.) satıyorsanız, FDA kaydınız olmadan ürün ABD gümrüğünden geçemez.
Avrupa (CE İşareti): Oyuncak, elektronik cihaz veya makine satıyorsanız; ürünün Avrupa güvenlik standartlarına uyduğunu gösteren CE işaretlemesi zorunludur.
IOSS (Avrupa KDV’si): Avrupa Birliği’ne 150 Euro altı satış yaparken, KDV’yi satış anında (pazaryeri veya siteniz üzerinden) tahsil edip IOSS numarasıyla beyan etmeniz gerekir. Aksi halde müşteri kapıda vergi öder ve ürünü iade eder.
Bu, e-ihracatçının en sevdiği kısımdır. Bazı ülkeler, belirli tutarın altındaki ürünlerden gümrük vergisi almaz.
ABD Avantajı: Amerika Birleşik Devletleri’nde tek seferde 800 Dolar’a kadar olan gönderiler gümrük vergisinden muaftır. Bu, Türk satıcılar için ABD pazarını neden bu kadar cazip kıldığının en büyük kanıtıdır.
Kargo uçaklarına alınması uluslararası kurallarla (IATA) yasaklanmış ürünleri satamazsınız:
Yanıcı/Patlayıcı: Parfüm (alkol içerir), oje, basınçlı sprey kutuları, lityum piller (cihaz içinde değilse).
Diğer: Canlı bitki, tohum, tütün ürünleri ve tarihi eser niteliğindeki antika halılar/objeler.
Fikri Mülkiyet: Taklit (Replika) ürünler (Örn: Sahte Nike ayakkabı) hem gümrükte imha edilir hem de markanız kara listeye alınır.
E-ihracatta en iyi senaryo satmak, en kötü senaryo ise o ürünün iade edilmesidir. Neden? Çünkü 20 dolara gönderdiğiniz bir ürünü Türkiye’ye geri getirmek, gümrük vergileri ve dönüş kargo ücretiyle size 60-70 dolara mal olabilir. E-ihracatta iade, astarı yüzünden pahalı bir süreçtir.
Zararı Önlemek İçin 3 Strateji:

Pazaryerleri İçin: Payoneer veya Wise gibi sistemler size ABD/Avrupa’da sanal bir banka hesabı (IBAN) açar. Amazon parayı buraya yatırır, siz de Türkiye’deki banka hesabınıza çekersiniz.
Kendi Siteniz İçin: Iyzico, Paytr gibi yerli ödeme kuruluşlarının yurt dışı kartlarına açık modüllerini kullanabilirsiniz. Stripe kullanmak isterseniz yurt dışında şirketleşmeniz gerekir.
Parayı Türkiye’deki hesabınıza getirdiğinizde yasal bir sorumluluğunuz vardır. Bankanıza gelen dövizin ihracat geliri olduğunu beyan etmelisiniz.
İBKB (İhracat Bedeli Kabul Belgesi): Bankanızın mobil uygulamasından tek tıkla düzenleyebilirsiniz. Bu belge, hem paranın kaynağını yasallaştırır hem de KDV iadesi almanızı sağlar.
Hayır, başlangıç için zorunlu değildir. Amazon, Etsy ve birçok global pazaryeri, Türkiye’deki şahıs veya limited şirketinizle satıcı hesabı açmanızı kabul eder. Yurt dışında şirket kurmak, ancak Stripe kullanmak istiyorsanız veya iş hacminiz çok büyüdüğünde bir ihtiyaçtır.
KDV %0: Yurt dışına kestiğiniz faturalarda KDV yoktur.
KDV İadesi: İhraç ettiğiniz ürünü üretirken veya satın alırken ödediğiniz KDV’yi devletten nakit veya mahsup olarak geri alabilirsiniz.
Gelir Vergisi İndirimi: Mikro ihracat yapan işletmelere yönelik %50 kazanç istisnası gibi ciddi vergi avantajları bulunmaktadır.
Ticaret Bakanlığı, e-ihracatçıları ciddi hibelerle destekler. Kolay İhracat Platformu üzerinden detaylarına ulaşabileceğiniz başlıca destekler:
Gördüğünüz gibi e-ihracat, korkulacak bir bilinmezlik değil, adımları belli olan bir süreçler bütünüdür. Pazaryerlerinin gücünü, kendi sitenizin markalaşma potansiyelini ve mikro ihracatın lojistik kolaylığını birleştirdiğinizde, yerel pazarın sıkışmışlığından kurtulup döviz kazanan global bir oyuncuya dönüşebilirsiniz.
Önemli olan nereden başlarım? sorusunda takılı kalmak değil, ilk adımı doğru stratejiyle atmaktır.
Markanızın globalleşme yolculuğunu, teknik altyapıdan pazarlama stratejisine kadar profesyonelce planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.